Cumartesi, Nisan 22, 2006

uzaktaki programı yerelindeki X'de çalıştırma

parkyeri'ne gonderdigim bir e-postayi halka arz edesim geldi ...

...
gecenlerde gecirdigim cinnet sonrasi isletim sistemimi ucurmam uzere
aklim basima geldi, and ictim bundan sonra ne gelistirme yapiyorsam
sunucu tarafinda yapicam diye (insanin evde sunucusu olmaya gorsun)

yalniz bitirme odevim malum biraz X gerektiyordu, sunucuya da X
kurulmaz simdi diyip biraz arastirma yaptim, sonra farkettim ki
kardesinizden cok muhim bir bilgi sakliyormussunuz:

---------------------------------------------------------------------------------------------
192.168.1.17 (X olmayan sunucu, gelistirme ortamim)
192.168.1.19 (X kurulu istemci, terminal)
(bu arada once gdm ayarlarindan uzaktan erisime acmak lazim X'i)

$: xhost + 192.168.1.17 (sunucumdur kendisi)
192.168.126.17 being added to access control list
$: ssh -X 192.168.1.17 DISPLAY=192.168.1.19:0.0 uxterm -bg black -fg white
---------------------------------------------------------------------------------------------------------

cotenk diye bir uxterm geldi karsima, sonra dedim acaba yer mi,

uxterm$ emacs

dedim, yedi! konsoldaki mapus hayatinin sona erdigini farkettim bunun
uzerine

sonra internette ssh -X 192.168.1.17 DISPLAY=192.168.1.19:0.0 firefox
benzeri komutlara rastlayinca durumun ciddiyetini anladim.

simdi yasadigim bu aydinlanma silsilesinden sonra soyle bir soru
takildi kafama, eger bu sekilde eclipse ve netbeans calistirmak da
mumkun ise, niye faydalanmiyoruz ssh'in nimetlerinden.

alabildigine guvensiz bir X sunucusu olsun bir yerde, hatta tek
kullanicili falan olsun misafir diye, yoldan gecen girebilsin, bu X
sunucusundan ssh acalim gelistirme ortamlarina, eclipse ve netbeans
muftelalari da ortamlarindan uzak kalmamis olsun. ug ortami tekligi de
saglanmis olsun.
...

gerisi o kadar public degil ne yazik ki, bu arada debian'imdan oldum gecenlerde xgl sevdam yuzunden, gurkanin gaziyla stable'dan experimental'e ne varsa koymustum sources.list'i me, 4 kocali gurbuz cok yasamadi, bir muddet X'i acamayinca cok zamansiz bir anda, cinnet gecirdim ve formati bastim, baktim ofiste herkesde ubuntu var, bir de ben kurayim dedim, askere kadar idare eder artik beni, ya da mac alincaya kadar, "aptitude upgrade"'ten sonra restart edeyim mi seklinde sorulari haric de bir yanlisini gormedim ubuntunun henuz, evdeki suncu debian tabi bu arada. ubuntu dokumanlarini okurken farkettim ki ekran kartim sabikali ekran kartlari arasinda, "aman" dedim, "erhan uzak dur simdi basina is cikarma". gun gelicek benim de xgl'im olacak.

neyse oyle iste, ben bitirmeme kasmaya devam edeyim, kalin sagicakla.

Perşembe, Nisan 06, 2006

parkyerinde çalışmaya başladım

hayatımda önemli bir gelişme oldu, parkyerinde çalışmaya başladım, buradaki son girdi tarihim parkyeri'nde çalışmaya başladığım tarihin bir gün öncesi

diyebilirim ki 3 aydır nefes almaya zaman bulamadım, ama durumdan şikayetçi değilim, bu 3 ayda çok şey öğrendim parkyerinde, internet yönüm biraz zayıf kalmış onu farkettim, çok kaptırmışım kendimi C'ye, C++'a. parkyeri saolsun bilmeden yazabildigim diller arasina JavaScript'i ve Java'yı da eklemis bulundum,

bu arada parkyerinden kaptığım bazı anahtar kelimeler şu 3 ayda:
emacs - tramp
emacs - macro kullanımı
emacs - dec-terminal
bash - /etc/bash_completion
ssh - L
scp -C -o CompressionLevel=9
etherape
ntop
...

şeklinde uzuyor liste, parkyeri için tam aradığım şirket diyebilirim, ben kursaydım böyle kurardım, ben bu kadar hayallerimle örtüşücek bir şirket bulabileceğimi sanmıyordum açıkcası, "keske baska bir sey isteseymisim allahtan" bile demiycem, çünkü gerçekleşen dileğimden gayet memnunum.

yalnız bitirmeyi napıcam bilmiyorum, bu dönem de bitiremezsem bunalıma giricem artık, oturup parkyerinden elemanlarla 2 günde bitirsek mi acaba diye cinlikler dolaşıyor aslında kafamda,

bu arada çeşme'de ofis açtık parkyeri'ne gecen hafta, bu yaz gerekli ayarlamaları yapabilirsem çeşme'de olucam, aslında gönül ister ömrün geri kalanında da orda olmak ama kismet bakalim...